en son ne okudum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
en son ne okudum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2013 Pazartesi

Nevzat Tarhan*Mesnevi Terapi - {En Son Ne Okudum?}



"Bilgi çağını bilgelik çağına dönüştürürken yol göstericimiz Mevlana olacaktır. Çünkü o ruhsal yapımızdaki şifrelere dokunuyor, bizde var olan duyarlılığı harekete geçiriyor."
Prof. Dr. Nevzat Tarhan


İnsanlık Mevlanayı yeniden keşfediyor. Çünkü onun öğretisi yaşadığı zamana hapsedilemeyecek kadar evrensel. Çünkü hepimizin ondan öğreneceği çok şey var. Prof. Dr. Nevzat Tarhan buradan bakarak, Mesnevinin çağları aşan bilgeliğinin ruha nasıl şifa olabileceğini anlatıyor. 


Tarhan, Mesnevi Terapide Mevlanayı günlük hayatta bize yol gösterecek bir rehber olarak tanımamız gerektiğini anlatıyor. İçimizdeki hakikati görmemizi, farkındalığımızı artırmamızı sağlayacak önerilerle, Mesneviyi modern psikoloji tarafından da kabul gören bir anlayışla kalbe ve ruha şifa veren bir eser olarak okutuyor. 

*

Sizlere uzun zamandır Kitaplar  hakkında yazmamışım,ne üzücü ! :(
Hemen kolları sıvadım son okuduğum kitap olan 'Mesnevi Terapi' 'den bahsetmek için.

*
Kitap;kısa kısa hikayelerle iç huzurunuz için doğru yolu bulmanıza yardımcı olacak mükemmel bir kitap.
Çok fazla söze gerek yok sanırım  OKUNMALI diyorum.

*
Dip Not:Şuan elimde TESS GERRITSEN 'in ÇIRAK 'ı var.Soluksuz okunanlardan diyebilirim. :)

Dip Not 2: Kitaplardan bahsetmişken beni Sosyal Kütüphane ViKitap 'da takip etmek isterseniz ; VİKİTAP :)

*
Sevgilerimle..

20 Şubat 2012 Pazartesi

Sofi Oksanen*Araf - {En Son Ne Okudum?}

Aliiede Truu, bahçesinde yaralı bir kız bulur. Kızla ilgili şüpheleri olsa da bunları görmezden gelir ve onu evine alır.
Zara kendisini seks köleliğine zorlayan kişilerden kaçan genç bir kızdır, ama yanında taşıdığı gizemli bir fotoğraf onun Aliiede'nin evine tesadüfen sığınmadığını göstermektedir. İkisi de hayatta kalmak için büyük savaşlar vermiş olan bu kadınlar, kendilerini şüphe ve itiraflardan örülü karmaşık bir denklemin içinde bulurlar. Onları birleştirense, kıskançlık, şehvet ve acı dolu bir aile dramıdır.
Sofi Oksanen'in bütün dünyada büyük bir başarı elde eden, ödüllü romanı Araf, utanç dolu hayatları ve onları birbirine bağlayan karanlık ve gizemli bir geçmişleri olan iki kadının merak uyandıran, nefes kesen dramatik öyküsü…

*
Bu kitap ne kadar uzun zamandır elimde,bir türlü bitiremedim.
Hep birşey çıktı,ya fırsat olmadı yada öyle yorgundum ki kitabı elime aldığımda birkaç sf.dan sonra hop uyuyuveriyordum.
Çok okumak isteyip de böyle elimde günlerce bazen aylarca sürüklenen kitaplara ben talihsiz kitaplar diyorum :)
Araf da onlardan biri oldu.

*
Çok merak ettiğim bir kitap olduğundan sizlere burada bahsetmiştim.
Günler geçti 3sf 5sf derken ben nihayet kitabı bitirdim ve sizlere yazıyorum. :) (nihayet:p)
*
Kitap arka kapak notundan da anlayacağınız gibi oldukça dramatik,özellikle bayanları daha fazla etkilediğini düşünüyorum bu tarz hikayelerin.
Ama sonuç olarak ben Sofi Oksanen'in Araf'ını beğendim.Eğer okuma imkanınız varsa mutlaka okuyun derim..
(Tabii benim gibi sürükleye sürükleye değil de bir çırpıda okursanız kopukluk olmadan daha güzel olur diye düşünüyorum .:) )

Sevgilerimle..

Minik not:Şuan elimde Debbie Macomber 'in Küçük Mucizeler Dükkanı var..Araf'ın başına gelenin bu kitabın da başına gelmemesi dileğiyle :)




9 Ocak 2012 Pazartesi

Ferdinand Von Schirach*Suç - {En Son Ne Okudum?}

Tanınmış, iyi kalpli bir doktor kırk yıllık karısını baltayla öldürüyor, cesedi parçalayıp polisi arıyor. İtirafı da cezası kadar sıradışı.
Bir adam banka soyuyor. Kulağa ne kadar garip gelse de, "haklı" sebepleri var.
Genç bir kadın kardeşini öldürüyor. Sevgisinden...
İnanılmaz ama gerçek hikayeler...
Ferdinand von Schirach bir savunma avukatı. Akıl almaz olan onun için sıradan bir durum. Schirach, yasalarla yolu kesişen suçsuzları savunduğu gibi, ağır suçluları da savunuyor.
Ve işte burada, o insanların hikayelerini anlatıyor.
Ferdinand von Schirach 1964 Münih doğumlu, 1994 yılından beri Berlin'de avukatlık yapıyor. Müvekkilleri arasında Politbüro üyesi ve Almanya Federal Haber Alma Servisi ajanı da var, büyük işadamları, ünlüler, sıradan insanlar, Türk göçmenler ve yeraltı dünyasının mensupları da...
*
Korku filmlerini sevdiğim gibi korku-gerilim konulu kitapları okumaya da bayılıyorum.
Hele bir de böyle gerçek hikayeler olursa mükemmel oluyor.

*
SUÇ;Kısa kısa gerçek hikayelerden oluşuyor,zaten ince de bir kitap olduğundan sizi sıkmıyor bir çırpıda bitiyor.
Eğer siz de bu tarz romanları seviyorsanız ;bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.





Minik not:Şuan elimde çook merak ettiğim kitaplardan biri olan  Sofi Oksanen'in ARAF 'ı var.

19 Aralık 2011 Pazartesi

Elif Şafak * Firarperest - {En Son Ne Okudum?}

İnsan ki eşrefi mahlukattır, içindeki semavi özü keşfetmekle yükümlüdür. Çıkacaksın yollara, kendine doğru git gidebildiğin kadar. Keşif boynumuzun borcudur. Kendimizi keşfetmek, aşkı keşfetmek, dünyayı keşfetmek, Öteki'ni keşfetmek...
(…)
Çakılı kalmamak sırf alışkanlıklardan ötürü demir attığın koylara. Çıkmak oralardan, geçmek dalgakıranların beri tarafına, bilmediğin memleketlere varmak, tatmadığın yemekler yemek, sözlerini anlamadığın şarkılarla içlenmek, risk almak, dağılmak ve parçalanmak ve hasret çekmek buram buram, gurbetin tadına bakmak ve kendini yabancının gözünden görmek, şaşırmak yeniden, şaşırmak bir çocuk gibi dünyanın hallerine, çeşitliliğine, güzelliğine, acımasızlıklarına... şaşırmak ölene kadar... şaşırma kabiliyetini hiç yitirmemek... budur son tahlilde Âdemoğullarına, Havvakızlarına kendilerini keşfettirten serüven.


*
Baba ve Piç - Araf - Aşk ve şimdi de Firarperest.
Elif Şafak kitaplarını çok severek okuyorum,her biri mutlaka size birşeyler katıyor,kendinizden bir parça buluyorsunuz.
En son ne okudum ? bölümünde bu sefer Firarperest var .
Firarperest kısa kısa öykülerden oluşan bir kitap;sizi sıkmıyor çok rahat okunuyor ,M.K.Perker'in çizimleriyle de tam bir bütün oluşturuyor.
*
Eğer bu kitabı okumadıysanız hiç zaman kaybetmeden okumanızı öneririm.





Minik Not:Şuan elimde Ferdinand Von Schirach'ın Suç adlı kitabı var.

23 Kasım 2011 Çarşamba

İpek Ongun*Taşlar Yerine Otururken - {En Son Ne Okudum?}

Serra, Sıla, Melis, Dilek, Esin, Toprak…Dünün küçük kızları… Hepsi ayrı ayrı yollarda ilerliyor.
Ama…
 Bir zamanlar birbirinin ellerinden tutan o küçük kızlar, bugün genç kadınlar olarak aynı elleri sıkı sıkı tutmaya devam ediyorlar.
Dilek, Ulaş ve Derya'sıyla mutlu. İşinde başarılı. Hâlâ çocuksu neşesini, öfke patlamalarını, patavatsızlığını sürdürüyor.
Toprak, özel yaşamını konuşmayı sevmeyen bir özgür ruh... Evliliğe inanmıyor ama seçtiği hayat arkadaşıyla mutlu görünüyor. Daha fazlası zaten sorulmaz ona.
Melis, Toprak'ın tam anlamıyla zıttı. Hepsine karışan, onların dertlerini dert edinen, en olmadık sorularla özel yaşamlarına dalıveren bir anaç tavuk… Hem başarılı bir iş kadını, hem de çok iyi bir anne, her koşulda güzel, şık, ışıl ışıl bir kadın.
Esin, sakin, sessiz, sanatkâr ruhlu… Başarılı bir sanatçı olma yolunda hızla ilerliyor. Zor zamanları sabırla, hoşgörüyle aşabilen, içlerinde bilgeliğe en yakın kişi.
Sıla, narin ama çelik bir tel gibi dirençli ve güçlü… Nelerden geçti ama çok başarılı olduğu mesleğinden asla vazgeçmedi.
Ailesiyle işini bir arada keyif ve uyumla sürdürmeyi başaran Serra ise on beş yaşında yazmaya başladığı anı defterlerine artık son noktayı koyuyor.
Minik kızı Selin'e ilk anı defterini alarak bu geleneği bir sonraki kuşağa aktarmayı arzu ediyor.
Tüm sevdikleri kendi hayatlarını kurarken, başka başka ufuklara yelken açarken Serra onların arkasından mutlulukla bakıyor, bir yandan da o ince hüzün gelip yerleşiveriyor yüreğine.
*
İpek Ongun'un 'Bir Genç Kızın Gizli Defteri' serisini bilmeyen yoktur sanırım.
Bu seri benim hayatımda çook büyük yer tutar,tüm kitaplarını ilk çıktığı günlerde alıp 2*3gecede elimden düşürmeyerek okuyup daha sonra ise sindire sindire tekraaar tekraar okuduğum kitaplardandır.
*
Bu serinin son kitabını çıktığı gibi alma fırsatını yakalayamamıştım.D&R indirimine denk gelmem belki de ihmal ettiğim kitabı almak için bahane oldu.Çok da güzel oldu . :)
*
Bu kitap sanki herşeyini çok iyi bildiğin ama uzun zamandır görüşemediğin bir dostla yeniden buluşma tadını verdi bana;araya zaman girse de herşey kaldığı yerden devam ediyordu.
*
Seriyi okuyanların bu kitabı da kaçırmamalarını tavsiye ederim.
:)

Minik not:Şuan elimde Elif Şafak- Firarperest var bitirir bitirmez blog'da :)

31 Ekim 2011 Pazartesi

Don PIPER*Cennette 90 Dakika - {En Son Ne Okudum?}

“Olağanüstü bir hikaye. Bu kitap, Piper'ın ölen akrabalarıyla cennette kısa bir süre buluşmasını anlatıyor. Elinizden bırakamadan bir çırpıda okuyacaksınız.”
–Publishers Weekly “Bu kitabı bir arkadaşım gece yarısına doğru verdi. Sabahın ikisi-üçü olmuştu ve ben hâlâ okuyordum; kalbim heyecandan küt küt atıyordu ve ensemdeki tüyler diken diken olmuştu. Perspektifinizi aydınlatan; güven, açıklık ve sıcaklık hissi veren muhteşem ve ilham verici bir hikâye...”
Donald Miller, Yazar, Blue Like Jazz “Don Piper’ın cennetteki doksan dakikası hayatını ve bakış açısını değiştirdi. Onun kitabını okumak, Tanrı’nın sizi en korkunç durumlardan dahi kurtaracağına güven duymanızı sağlayacak. Onun umuda dair tanıklığının hikayesi sizin de yaşama bakış açınızı değiştirecek.”
Michael Carter, CBN
*
Gerçek bir hayat öyküsü olan bu kitap öyle bir çırpıda okunan kitaplardan değil,biraz ağır aksak ilerliyor.
Zaman zaman da sıkılıyorsunuz ama kesinlikle sonunun getirilmesi gereken bir kitap.
Geçirdiği bir trafik kazası sonucu yaşamını yitiren Don PIPER ,bir papazın duaları sonucu yaşama dönüyor ve cennette geçirdiği 90dakikanın kendisine kattıklarıyla ve dualarla çok zor bir tedavi sürecinin sonunda sağlığına kavuşuyor.
Azim dolu bu hayat hikayesi içinizi parça parça ediyor ve okurken halinize şükrediyorsunuz.
Ölmekten korkanların, ölümsüzlüğün olup olmadığını merak edenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap.
 
*
 
 
*İpek ONGUN - Bir genç kızın gizli defteri - serisiyle büyüdüm her kitabı 10dan fazla okumuşluğum  vardır. :)
Serinin son kitabı olan 10.kitabı henüz okuma fırsatım olmamıştı ki bugün d&r dan sipariş verdim,elime geçer geçmez başlayacağım ve çok değil 1yada 2gün sonra bitmiş olur eminim.
Sabırsızlıkla bekliyorum .. :)
 



 

10 Ekim 2011 Pazartesi

Puccaa*Küçük Aptalın Büyük Dünyası - {En Son Ne Okudum?}

Aynaya son kez baktım, ‘Kızım PuCCa, Allah kahretsin seni, çok harikasın lan sen!' dedim.”

PuCCa çok ayıp!
PuCCa çok komik!
PuCCa âşık!
PuCCa beter bişi!

Ve sonunda, paparazziler peşinde koşmadığı halde her şeyi anlattı…

“PuCCa, aferin, iyi b*k yedin!”

*

Akşamları yatmadan önce kitap okumadan uykuya dalamıyorum ,sayfaların arasında uykuya geçiş yapmak bana o kadar iyi geliyor ki..
Bu kitabı resmen kahkalarla okudum,gözlerimden yaş geldi,yüksek sesle güldüm tekrar tekrar okuyacağım kitaplardan biri olacağına da garanti veriyorum ve 2.sini merakla bekliyorum.
Okuyanlarınız zaten bilir ama eğer hala bu kitabı okumayanınız varsa çok çok çoook tavsiye ediyorum ,mutlaka kendinizden birşeyler bulacağınız müthiş eğlenceli bir kitap. :)





*Şuan elimde CENNETTE 90 DAKİKA adında gerçek bir hikaye olan kitap var çok etkileyici ve sürükleyici bitirir bitirmez sizlere yazarım .. :)

22 Eylül 2011 Perşembe

Serenad - {En son ne okudum?}

Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesinde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duranın (36) ABDden gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagneri (87) karşılamasıyla başlar. 1930lu yıllarda İstanbul Üniversitesinde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şileye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş açılan dokunaklı bir aşk hikâyesine karışmakla kalmaz, dünya tarihine ve kendi ailesine ilişkin birtakım sırları da öğrenir.

Serenad, 60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Alay, bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu gerçeğini de göz önüne seriyor.

 Okurunu sımsıkı kavrayan Serenad'da Zülfü Livanelinin romancılığının en temel niteliklerinden biri yine başrolde: İç içe geçmiş, kaynaşmış kişisel ve toplumsal tarihlerin kusursuz dengesi.
*
En son AKLINDAN BİR SAYI TUT -adlı kitabı bitirdiğimi ve SERENAD 'a başladığımı sizlere burada bahsetmiştim.

Çok kalın bir kitap olmamasına rağmen bu kitap gerek tatil,gerek sınav koşuşturması arasında benimle sürüklendi durdu.

Ama sonunda bitirdim(!)Ve bayıldım.O kadar akıcı bir dille yazılmış konu sizi öylesine içine alıyor ki ..

ZÜLFÜ LİVANELİ'NİN bu kitabı mutlaka okunmalı diyorum ve kitap için benim puanım tabii ki;

10

*Not:Şuan elimde PUCCA *KÜÇÜK APTALIN BÜYÜK DÜNYASI -var müthiş keyifli çok kısa sürede bitireceğime eminim.Bitirir bitirmez sizlerle paylaşıcaaaam:)


*Sevgilerimle.. :)

26 Temmuz 2011 Salı

Aklından Bir Sayı Tut - {En son ne okudum?}

Bir adam, posta kutusuna bırakılmış imzasız bir mektup alır.
Mektupta şöyle yazmaktadır: "Aklından herhangi bir sayı tut. 1 ila 1000 arasında herhangi bir sayı." Adam öylesine 658 sayısını tutar.
Not şöyle devam etmektedir: "Sırlarını nasıl bildiğimi göreceksin... Küçük zarfı aç.""Aldıklarını geri vereceksinVermiş olduklarını aldığın zaman.Biliyorum ne düşündüğünü,Ne zaman uyuduğunu,Nereye gittiğini,Nereye gideceğini.Seninle bir randevumuz var,Bay 658."
**
Arka kapakta yer alan bu paragrafı okuduğumda kitabın enteresan olduğunu anlayıp hemen kitaba başladım ve başlayış o başlayış elimden bırakamadım :)
Kitap sizi her bölümde daha da merak içinde bırakıp kafanızdaki oluşturduğunuz tezleri çürütmek için elinden ne geliyorsa yapıyor vee sonunda hiç ama hiç ummadığınız bir sonla karşı karşıya kalıyorsunuz..

Kesinlikle okumanızı tavsiye ettiğim bir kitap olan AKLINDAN BİR SAYI TUT için benim puanım ;
10

*Zülfü Livaneli'nin SERENAD'ına bugün başlıyorum bitirir bitirmez burada olacak :)

Sevgilerimle..


18 Temmuz 2011 Pazartesi

Leyla.. {En son ne okudum?}

Yeni bir haftaya başladık gene hava çooook sıcak !
Kış gelsin istiyorum,net!
İnsanın içinden bu sıcaklarda hiçbirşey yapmak gelmiyor :(
Ben işten fırsat buldukça bol bol okuyorum ve 'gözüme takılanlar' başlığı altında sizlere kitapları okudukça fikir belirtmeye karar verdim :)
**
Leyla..
Kitap; Bosnalı bir genç kızın savaş zamanı toplama kamplarında gördüğü eziyeti,tecavüzleri,şiddeti ağır ve çarpıcı bir şekilde anlatıyor.
Kitabı okurken o kadar etkilendim ,sarsıldım ki dudağım uçukladı,çok etkisinde kaldım :(
Kitabın gerçek olması,insanların bu kadar acımasız,insafsız,vahşi olmaları derinden etkiliyor insanı..
Kitabı tavsiye eder misin ? derseniz eğer;
İnsanın üzerinde bıraktığı etkiler kötü de olsa mutlaka okunması gereken bir kitap,bir o kadar da sürükleyici elindenizden bırakamıyorsunuz..
**
Eveet ben şimdi başka bir kitapla haşır neşirim oda çook sürükleyici bitirir bitirmez sizlerle paylaşırım..
öpüyorum hepinizii ^_^

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
 

mavigülücük :) Template by Ipietoon Blogger Template | Gift Idea